Genel anestezi kimlere uygulanmaz ?

Kalem

New member
Genel anestezi kimlere uygulanmaz? Kültürler, toplumlar ve bireysel riskler açısından kapsamlı bir forum değerlendirmesi

Genel anestezi kimlere uygulanmaz? Asıl mesele “yasak” değil, risk hesabıdır

Genel anestezi denince çoğumuzun aklına ameliyat sırasında tamamen uyumak geliyor. Fakat “Genel anestezi kimlere uygulanmaz?” sorusunu biraz araştırınca, işin yalnızca uyutulup uyandırılmaktan ibaret olmadığını fark ediyoruz. Çünkü anestezi ekibi aynı ilacı herkese aynı şekilde uygulamıyor; kişinin yaşı, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, solunum sistemi, kalp-damar durumu, kilosu, gebelik durumu, açlık süresi ve yapılacak ameliyatın özellikleri birlikte değerlendiriliyor.

Burada önemli bir ayrım var: Genel anestezi için herkes açısından geçerli uzun bir “uygulanamaz kişiler” listesi bulunmuyor. Daha doğru ifade, bazı kişilerin genel anestezi açısından daha yüksek risk taşıması veya ameliyatın ertelenip kişinin önce hazırlanmasının gerekebilmesidir. NHS ve hastane anestezi bilgilendirmelerinde de riskin kişinin diğer hastalıklarına, sigara kullanımına, kilosuna ve ameliyatın niteliğine göre değiştiği özellikle belirtiliyor.

Dolayısıyla “Benim şu hastalığım var, kesinlikle genel anestezi olamam” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil. Aynı şekilde “Doktor ameliyatı erteledi, demek ki anestezi yapılamıyor” düşüncesi de her zaman doğru olmayabilir.

Hangi durumlarda genel anestezi ertelenebilir veya farklı bir yöntem tercih edilebilir?

Genel anestezinin uygulanıp uygulanmayacağına anestezi uzmanı, cerrah ve gerekli durumlarda diğer uzmanlık dalları birlikte karar verir. Ön değerlendirmede amaç yalnızca “anestezi alabilir mi?” sorusuna cevap vermek değil, ameliyatın ve anestezinin risklerini mümkün olduğunca azaltmaktır.

Örneğin kontrol altında olmayan ciddi bir kalp-damar hastalığı, önemli solunum problemi, ciddi enfeksiyon, bazı metabolik bozukluklar veya ameliyat öncesinde düzeltilmesi gereken başka bir sağlık sorunu varsa planlı operasyon ertelenebilir. Bu, kişinin hayatı boyunca genel anestezi alamayacağı anlamına gelmez.

Benzer biçimde kişinin daha önce herhangi bir anestezik ilaçla ciddi alerjik reaksiyon geçirmiş olması da özel değerlendirme gerektirir. NHS, geçmişte genel anestezi veya herhangi bir ilaca karşı alerjik reaksiyon yaşandıysa bunun anestezi ekibine mutlaka bildirilmesini öneriyor.

Burada benim özellikle önemli bulduğum nokta şu: “Riskli” ile “imkânsız” kelimelerini birbirine karıştırmamak gerekiyor.

Örneğin obezite genel anesteziyi otomatik olarak yasaklayan bir durum değildir. Ancak yüksek vücut kitle indeksi, hava yolu yönetimini, oksijenlenmeyi ve ameliyat sonrası solunum problemlerini daha karmaşık hale getirebilir. UCLH de obeziteyle birlikte özellikle uyku apnesi gibi durumların anestezi ekibine bildirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kalp ve akciğer hastalığı olanlar genel anestezi alamaz mı?

Bu, internette en sık karşılaşılan yanlış anlaşılmalardan biri.

Kalp hastalığı, hipertansiyon, astım, KOAH veya başka kronik hastalıkların bulunması otomatik olarak genel anesteziye engel değildir. Asıl mesele hastalığın ne kadar kontrol altında olduğu ve ameliyatla birlikte ortaya çıkabilecek toplam riskin ne olduğudur.

Örneğin iyi kontrol edilen hipertansiyonu olan bir kişi ile ciddi ve kontrolsüz kalp-damar problemi bulunan bir kişinin anestezi açısından aynı kategoride değerlendirilmesini beklemeyiz.

Bu nedenle ameliyat öncesinde kan testleri, elektrokardiyografi, akciğer değerlendirmesi veya başka incelemeler istenebilir. NHS, ameliyat öncesi değerlendirmenin kişinin genel anesteziye ve planlanan operasyona uygunluğunu belirlemeye yönelik olduğunu belirtiyor.

Özellikle ileri yaşta veya çok sayıda kronik hastalığı bulunan kişilerde bu değerlendirme daha ayrıntılı olabilir. Yaş tek başına “genel anestezi uygulanmaz” anlamına gelmez; kişinin genel sağlık durumu daha belirleyicidir.

Açlık süresi neden bu kadar önemli?

Bence hastaların en çok hafife aldığı konulardan biri burası.

Genel anestezi sırasında koruyucu refleksler azalabildiği için mide içeriğinin akciğerlere kaçması ciddi bir sorun oluşturabilir. Bu nedenle ameliyattan önce ne zaman yemek ve içmeyi bırakmanız gerektiği konusunda verilen talimatlara uyulması çok önemlidir.

Amerikan Anesteziyoloji Derneği'nin (ASA) açlık kılavuzunda da ameliyat öncesi değerlendirmenin ve hastanın açlık kurallarına uyup uymadığının kontrol edilmesinin önemli olduğu belirtiliyor.

Dolayısıyla kişi ameliyat sabahı “Bir şey olmaz, sadece küçük bir kahvaltı yaptım” diye düşünmemeli. Planlanan operasyonun ertelenmesi gerekebilir. Buradaki amaç hastayı cezalandırmak değil, aspirasyon riskini azaltmaktır.

Bu noktada kendimize şu soruyu sorabiliriz:

Bir ameliyat birkaç saat ertelenebiliyorsa, güvenlik açısından gerekli hazırlığı tamamlamadan neden risk alınsın?

Gebelikte genel anestezi uygulanmaz mı?

Gebelik de genel anestezinin mutlak olarak yasak olduğu anlamına gelmez.

Gebelik sırasında anestezi seçimi annenin ve bebeğin durumu, gebeliğin haftası, ameliyatın aciliyeti ve yapılacak işlemin türü gibi faktörlere göre değişebilir. Özellikle doğum ve sezaryen söz konusu olduğunda bölgesel anestezi yöntemleri, uygun hastalarda önemli bir seçenek olabilir.

Örneğin yüksek BMI ile gebelikte genel anestezi, hava yolu yönetimi açısından daha zor olabilir ve bazı durumlarda spinal veya epidural yöntemlerin tercih edilmesine yönelik plan yapılabilir. Frimley Health de yüksek BMI olan gebelerde genel anestezinin daha zor olabileceğini ve bölgesel yöntemlerin bazı durumlarda tercih edilebildiğini belirtiyor.

Ancak burada da “hamileyse genel anestezi yapılamaz” şeklinde kesin bir kural çıkarmak yanlış olur. Acil cerrahi gerektiğinde farklı riskler ile anestezinin sağlayacağı yarar birlikte değerlendirilir.

Uyku apnesi, obezite ve hava yolu neden bu kadar konuşuluyor?

Çünkü genel anestezi yalnızca bilinci kapatmak değildir. Solunumun güvenli biçimde sürdürülmesi ve gerektiğinde hava yolunun yönetilmesi anestezi ekibinin temel görevlerinden biridir.

Uyku apnesi olan kişilerde özellikle ameliyat sonrası solunum baskılanması açısından dikkatli olunması gerekebilir. Obezite de entübasyon ve oksijenlenme gibi konularda teknik güçlükleri artırabilir. UCLH, obeziteyle ilişkili uyku apnesinin anestezi ekibine özellikle bildirilmesini tavsiye ediyor.

Bu nedenle horlama, gece nefesin durması, gündüz aşırı uyku hali veya daha önce “uyku apnesi” tanısı konulması gibi bilgiler doktor için gerçekten değerlidir.

Kültürler ve toplumlar genel anestezi kararını nasıl etkiliyor?

İşin ilginç tarafı burada başlıyor. Anestezinin farmakolojik kuralları kültürden kültüre değişmez; fakat hastanın anesteziye bakışı, karar verme biçimi, doktorla iletişimi ve ameliyat konusundaki beklentileri kültürel çevreden etkilenebilir.

Örneğin bazı toplumlarda hastalar tıbbi kararı büyük ölçüde doktorun vermesini doğal karşılayabilir. Bazı ailelerde ise ameliyat ve anestezi kararı aile büyükleriyle birlikte konuşulabilir. Başka toplumlarda bireysel özerklik ve kişinin kendi imzasıyla karar vermesi daha fazla vurgulanabilir.

Bu farklılıkları “şu toplum böyledir” diye genellemek doğru olmaz. Aynı ülke içinde bile eğitim düzeyi, şehir-kır farkı, yaş, aile yapısı, göç deneyimi ve sağlık sistemine duyulan güven büyük farklılıklar oluşturabilir.

WHO'nun hasta güvenliği kaynaklarında da bilgilendirilmiş onamın yalnızca bir imza olmadığı; hastanın sorularının dinlenmesi, açık iletişim kurulması ve kişinin kültürel, dini ve bireysel farklılıklarına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanıyor.
 
Üst